Velvet Buzzsaw – Sanat Katliam İçindir

Jake Gyllenhaal.

Netflix’ten Bird Box gibi, var olan yapımlardan kendini senaryosuyla ayıran bir film daha geldi; Velvet Buzzsaw. Pekiiii, bu değişiklik senaryo akıllarda yer edecek kadar yoğurulup,uygun kıvama geldiğinde mi izleyiciye sunuldu? Bu soruya kendi bakış açımla cevap vereceğim ama önce hikayenin kurgusundan spoilersız bir şekilde bahsedelim.

Filmin karakter kitlesini, çok kazanan sanatçılar ve üst segment sergi alanlarının sahipleri ile çalışanları oluşturuyor. Bunların yanında, sanat camiasının en büyük eleştirmeni olarak görülen Jake Gyllenhaal’un canlandırdığı Morf Vandevalt başrolde kendini gösteriyor. Okumaya devam et “Velvet Buzzsaw – Sanat Katliam İçindir”

Reklamlar

Black Earth Rising ve Ruanda Katliamı – Beyaz Adam’ın Kirli Elleri

Beyaz adam lütfen ellerini insanlığın üzerinden çek!

Black Earth Rising, Netflix’in 2018’in sonlarında yayınladığı ve temelinde Ruanda Katliamı’nı barındıran hukuksal bir mücadeleyi konu alan, sekiz bölümlük mini dizilerindendir. Kate Ashby, uluslararası insan hakları avukatlığı yapan Eve Ashby tarafından Ruanda katliamı esnasında evlatlık olarak alınmış ve Londra’da büyümüş geç bir kadındır. Annesinin arkadaşlarından yüksek mahkeme avukatı olan Michael Ennis’in yanında araştırmacı olarak çalışan Kate, geçmişinin getirdiği bunalımlar sonucu yaptığı hatalardan kurtulmaya çalıştığı sırada annesi ile arasındaki ipler gerilir. Gerilimin sebebi ise Eve Ashby’nin, Ruanda Katliamı’nı durdurmada görev almış ancak şimdi savaş suçlusu olmakla adledilen General Simon Nyamoya davasında generale karşı, zıt cephede yer almasıdır. Okumaya devam et “Black Earth Rising ve Ruanda Katliamı – Beyaz Adam’ın Kirli Elleri”

Ustaya Saygı : Dracula (Bram Stoker)

draculailkDracula ile ilk tanıştığım zamanı hatırlıyorum; küçükken uyku saatime baş kaldırarak Saadettin Teksoy’un gece programını izliyordum. Karanlık bir ekran, açılan bir tabut kapağı ve ellerini göğsünde çapraz şekilde birleştirmiş halde tabutundan kalkan, keskin yüz hatlarına sahip zalim Kont Dracula… Korku minik bedenimi öyle dehşetle sarsmıştı ki rüya evrenimin kapılarını Kont’a açmıştı. O zamandan beri vampir denilince benim gözümün önüne yalnız ve yalnızca o zalim yüz gelir; six pack yapmış fantezinin de fantezisi olan seksi erkekler değil. Esere gelirsek; 7 senelik büyük çabaların sonucu ardında enfes bir yapıt bırakmış Bram Stoker. Kitaptan esinlenilerek çekilen filmleri izlesem, yapılan oyunları oynasam da orjinal metni okuyunca büyülendim. Okumaya devam et “Ustaya Saygı : Dracula (Bram Stoker)”

The Amityville Horror (2005)

amitvilleKorku türünün meraklılarının eninde sonunda karşılaşacakları, based on a true story sözüne layık bir yapım the Amityville Horror (Dehşet Sokağı). Başrollerini Ryan Reynolds ve Melissa George’un paylaştığı yapımın içeriğine geçmeden önce nedir bu Amityville vakası şöyle bi göz atalım. 18 farklı filme konu olmuş olay, 1974 yılında Amityville Kasabası’nda gerçekleşiyor. 5 çocuklu bir aile olan DeFeo Ailesinin 6 üyesi gece yataklarında ölü bulunuyor. Aile fertlerini yataklarında ölü bulan kişi ise hayatta kalmayı başarmış tek kişi olan Ronald JR DeFeo. Korku ve panik içerisinde girdiği ilk barda durumu anlatan Ronald’ın etkisi ile polisleri çağıran kasaba sakinleri, olayın garipliği karşısında dehşete düşüyorlar. Tüm aile ölü bulunmuştur ancak garip olan şey, 35 kalibrelik tüfekle yataklarında her birinin vurularak Okumaya devam et “The Amityville Horror (2005)”

Vatan için Her Can Feda Edilmeye Hazır mıdır? : Mecburiyet

0001720944001-1Stefan Zweig, bireysel psikolojiyi, kişinin olaylar karşısında yaşadığı içsel çekişmeleri eserlerine bir nakkaş ustalığı ile işleyebilen yazarlardandır. Özellikle savaş karşıtı tutumu ile bilinen yazar, yeri geldiğinde ulus ve vatandaşlık kavramlarından uzaklaşarak hümanizmi milliyeti olarak kabul eder. Mecburiyet de her bir cümlesi ile yazarın bu görüşleri üzerine yoğurulmuş, kısa fakat yazım amacına nokta atışı yapan etkili bir eserdir.

Mecburiyet akış olarak, ana karakterimiz Ferdinand’ın psikolojik değişimleri ve eşi Paula ile olan şiddetli tartışmaları üzerinden ilerler. Kitabın başlarında, ressam olan karakterimiz ve eşinin sebebini bilmediğimiz bir nedenden ötürü İsviçre’ye yerleştiğini öğreniriz. Sabahın erken saatlerinde elinde asker tebligatı ile gelen postacı, bizi bu bilinmezlikten kurtarır ve kendisini hep bu anın geleceğine hazırlayan Ferdinand’ı gel-gitler ile mekik Okumaya devam et “Vatan için Her Can Feda Edilmeye Hazır mıdır? : Mecburiyet”

2018 Ocak Ayında İzledğim Filmler

The Secret Life of Pets

HdAAeM9jKpM.movieposter_maxresUzun zamandır animasyon izlememiştim ve beni şöyle keyiflendirecek, düşüncelerimden azıcık uzaklaştıracak eğlenceli bir film arıyordum. Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı’nın tanıtım filmini gördüğümden beri merak içindeydim ama aldığı düşük puanlar biraz ümidimi kırmıştı. Puanlara çok takılmamaya çalışarak ‘Neyse’ dedim, başladım. Çizimler aşırı tatlı, mekan tasarımları güzel ama şimdiye kadar hayvanlar üzerinden çevirilen ve artık bayağılaşmış olan geyikleri toplayıp animasyonun içine atmışlar. Haliyle de bir iki yerde güldürmesi dışında gülemiyorsunuz. Peki konu nasıldı? Çünkü eğer güzel bi’ gönderme barındırıyorsa gideri var dedirtir. Ama malesef o da yok. Okumaya devam et “2018 Ocak Ayında İzledğim Filmler”

Her İnsan Hatalar Yapar ama Bazılarının Bedeli Ağır Ödenir: Amok Koşucusu

amok_7-258x420Dışarıda tam anlamıyla bir Stefan Zweig furyası var! Yazarın hiçbir kitabını okumamış biri olarak, Zweig hayranlarının ‘Arkadaşlar, safları sıklaştıralım!’ çağrılarına bu kez kulak verdim ve yazarı ilk kez Amok Koşucusu’yla selamladım.  Peki yazarın bende oluşturduğu ilk intiba nasıldı?

Her şeyden önce Amok nedir bi’ onu öğrenelim; Amok, tropik kültürlerde katletmeye sebep olabilen bir çılgınlık durumunu ifade eder. Yani bir nevi cinnet hali. Herhangi bir durumu/amacı aşırı takıntı haline getirip, ona ulaşana kadar önüne çıkan her engeli acımasızca yere serme durumudur. Amok’ta amaca ulaşırken çevreye verdiği zararların ciddiyetini düşünmez kişi, onun için önemli olan tek şey hedeftir. Şimdi Amok’un tanımını bi’ köşeye kaldıralım ve spoiler vermeden kitabın girişinden bahsedelim.

Okumaya devam et “Her İnsan Hatalar Yapar ama Bazılarının Bedeli Ağır Ödenir: Amok Koşucusu”